Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda dava açmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğu, sürecin işleyişi ve sonuçları.

MakaleTicaret Hukuku3 dk okuma
Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk

Ticari hayatta ortaya çıkan alacak ve tazminat uyuşmazlıklarının mahkemeye taşınmadan önce tarafların bir araya gelerek çözüm araması, kanun koyucu tarafından zorunlu bir aşama olarak düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi ile 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren belirli ticari davalarda arabuluculuk dava şartı hâline gelmiştir. Sürecin genel işleyişi ise 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nda düzenlenmektedir.

Kapsam: Hangi davalar?

TTK m.5/A'ya göre Türk Ticaret Kanunu'nda ve diğer kanunlarda sayılan ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olunması dava şartıdır. Buna göre kapsamın belirlenmesinde iki ölçüt birlikte değerlendirilir:

  • Davanın TTK m.4 ve diğer kanunlar uyarınca ticari dava niteliğinde olması,
  • Talebin bir miktar paranın ödenmesine yönelik alacak veya tazminat talebi olması.

Örneğin tacirler arasındaki satım sözleşmesinden doğan bedel alacağı veya ticari bir sözleşmenin ihlalinden kaynaklanan tazminat talebi, kural olarak bu kapsamdadır. Buna karşılık bir miktar paranın ödenmesine yönelik olmayan talepler, örneğin şirket genel kurul kararlarının iptali gibi davalar bu dava şartına tabi değildir. Kanunda ayrıca bazı dava türleri açıkça kapsam dışında tutulmuştur. Ayrıca arabuluculuğa, yalnızca tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan uyuşmazlıklarda gidilebilir.

Başvuru ve sürecin işleyişi

Başvuru, karşı tarafın veya karşı taraflardan birinin yerleşim yerindeki ya da uyuşmazlığa bakmakla yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Büro, sicilde kayıtlı arabulucular arasından görevlendirme yapar ve arabulucu tarafları toplantıya davet eder.

TTK m.5/A uyarınca arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde başvuruyu sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir. Arabulucuya başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.

İlk toplantıya katılım

Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması nedeniyle arabuluculuk faaliyeti sona ererse, bu durum son tutanakta belirtilir. Toplantıya katılmayan taraf, sonradan açılan davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmez.

Gizlilik

Arabuluculuk sürecinde taraflarca ileri sürülen görüşler, teklifler ve yalnızca bu süreç için hazırlanan belgeler, kanunda öngörülen istisnalar dışında, sonraki yargılamada delil olarak kullanılamaz. Bu kural tarafların çözüm önerilerini daha serbest biçimde tartışabilmesine olanak tanır.

Anlaşma sağlanırsa

Taraflar anlaşmaya varırsa, anlaşmanın içeriği bir anlaşma belgesine bağlanır. Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Diğer durumlarda taraflar, anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini mahkemeden talep edebilir. Anlaşma belgesinde kararlaştırılan hususlar hakkında taraflar daha sonra dava açamaz.

Anlaşma sağlanamazsa

Anlaşma sağlanamaması hâlinde düzenlenen son tutanakla birlikte dava yolu açılır. Davacı, son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkeme, tutanağın bir haftalık kesin süre içinde sunulmasını ister; sunulmazsa dava usulden reddedilir. Arabulucuya hiç başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir.

Uygulamada dikkat edilecek hususlar

  • Talep edilecek alacak kalemlerinin ve tutarlarının başvuru öncesinde netleştirilmesi,
  • Fatura, sözleşme, yazışma ve cari hesap kayıtları gibi belgelerin hazır tutulması,
  • Zamanaşımı ve diğer sürelerin başvuru tarihi dikkate alınarak hesaplanması,
  • Toplantılara katılacak kişilerin şirketi temsil ve anlaşma yetkisinin belgelenmesi.

Sorularınızı iletişim sayfası aracılığıyla iletebilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.

Makaleler